Sürelerin neden en sık çatışma konusu olduğu
Oyunda kalma süresi, bir antrenörün herkes tarafından görülebilen tek kararıdır. Antrenman içerikleri, saha içi yönlendirmeler, bireysel gelişim — veliler bunlardan pek az şey fark eder. Kimin ne kadar sahada kaldığını ise herkes, her hafta, hiçbir açıklamaya gerek kalmadan görür.
Bu yüzden süre konusu başka bir sorunun temsilcisi haline gelir: Antrenör benim çocuğumu görüyor mu? Bunu anlayan kişi tartışmayı farklı bir şekilde yürütür. Daha fazlasını Altyapı futbolunda veliler rehberinde bulabilirsin.
İkinci neden ise daha rahatsız edicidir. Birçok antrenörün aslında hiçbir kuralı yoktur. Hissiyatlarına, maçın skoruna ve o günkü forma göre karar verirler — ve bir sezon boyunca bu kararların ne kadar adaletsiz dağıldığını kendileri bile fark etmezler.
Nelerin kurala bağlı olduğu ve sorumluluğunun nerede başladığı
Çocuk futbolunda DFB bu soruyu büyük ölçüde yanıtladı. 2024/25 sezonundan itibaren U6 ile U11 arasındaki yaş gruplarında rotasyon ilkesi geçerli: Tüm çocukların benzer süreler almasını sağlayan sabit oyuncu değişiklikleri. Yeni oyun formatları kimsenin kenarda kalmayacağı şekilde tasarlandı.
U11 yaş grubundan itibaren zorunlu kurallar biter ve senin sorumluluğun başlar. Yönlendirme amacıyla federasyonlar burada genellikle antrenmana düzenli gelen her oyuncu için yaklaşık yüzde 50 gibi bir asgari sınır belirler.
Buradan itibaren karar antrenöre kalır. Bu da kendine nasıl bir kural koyacağın sorusunu getirir.
İşe yarayan 4 model
1. Eşit dağıtım. İstisnasız herkes eşit süre oynar. Çocuk futbolu ve gelişimin sonuçtan kesinlikle önce geldiği her yer için uygundur. En büyük avantajı: Tartışılacak bir şey yoktur.
2. Temel süre artı ek süre. Herkes garantilenmiş temel bir süre alır, örneğin maçın yarısı. Kalan süreye ise antrenman katılımına ve performansa göre karar verirsin. Bu yöntem, U13 yaş grubundan itibaren çoğu kulüp için en pratik yoldur.
3. Birkaç maç üzerinden rotasyon. Tek bir maç dengeli olmayabilir ancak bir aylık süreç dengelenir. Bu hafta daha az oynayan kişi, gelecek hafta ilk 11'de başlar. Sadece belgelediğin sürece işe yarar — aksi takdirde kendin de dahil olmak üzere kimse sana inanmaz.
4. Alt sınır belirlenmiş performans ilkesi. Kadro performansa göre kurulur ancak kimse belirlenen asgari sürenin altına düşmez. Sadece U17 yaş grubundan itibaren mantıklıdır ve orada da yalnızca açıkça belirtilmiş kriterlerle uygulanmalıdır.
Performansın ne zamandan itibaren rol oynayabileceği
Dürüst cevap: Çoğu kişinin düşündüğünden daha geç.
Çocuk futbolunda performans bir seçim kriteri olarak uygun değildir; çünkü bu dönemde performans esas olarak doğum tarihini ve gelişim düzeyini yansıtır. Ocak ayında doğan bir çocuk, Aralık ayında doğan bir çocuktan üstün değildir — sadece 11 ay daha büyüktür. Bunun nelere yol açtığı Göreceli Yaş Etkisi hakkındaki makalede anlatılmaktadır.
U15 ve U17 yaş gruplarından itibaren bu durum değişir. Orada eğitimin bir parçası da çabanın ve performansın sonuçları olmasıdır. Koşul ise şudur: Kriterler açıkça tanımlanmalıdır. Tek başına "performans" bir kriter değildir.
Çocuklara uygun beklentiler ile performans odaklı beklentiler arasındaki sınırın nerede çizildiği Çocuk futbolu mu performans antrenmanı mı makalesinde ele alınmaktadır.
Kuralını nasıl iletişim kurarak aktaracağın
Kimsenin bilmediği bir kural, kural değildir. 3 nokta yeterlidir:
- İlk çatışmadan sonra değil, sezondan önce. Veliler toplantısı doğru yerdir.
- Tek bir cümleyle açıklanabilir olmalı. 3 paragrafa ihtiyaç duyuyorsan model çok karmaşıktır.
- Koşuluyla birlikte. Antrenmana düzenli gelen kişi oynamayı hak eder. Bu adildir ve aynı zamanda motive eder.
Ve en önemli kısım: İşler zorlaştığında da kuralına sadık kal. Önemli bir maçta rafa kaldırılan bir kural, hiçbir zaman kural olmamıştır.
Adil olmak için neleri ölçmen gerektiği
Her antrenör için en dürüst test şudur: 12. oyuncunun bu sezon kaç dakika süre aldığını biliyor musun?
Çoğu antrenör bunu bilmez. Sadece bir hisse sahiptirler — ve bu his sistematik olarak yanıltır, çünkü insan toplam süreyi değil, sadece göze çarpan maçları hatırlar.
Bu nedenle, tam eşit dağıtım dışındaki her model için bir kayıt tutulmalıdır. Not defteri, tablo veya süreler ile katılımın zaten bir araya geldiği bir uygulama. Bunları nasıl daha verimli kullanabileceğin Antrenman istatistikleri makalesinde yer almaktadır.
Sayılar olmadan yapılan her tartışma, yalnızca bir iddiaya karşı başka bir iddiadan ibaret kalır.
En sık yapılan hatalar
- Süreyi bir terbiye aracı olarak kullanmak. Hatalı davranışı yüzünden kenarda kalan kişi, her şeyden önce futbolun bir baskı aracı olduğunu öğrenir.
- Sonuç refleksi. Skor başa baş gittiğinde kural unutulur. Oysa herkes tam da o anda dikkatle izlemektedir.
- Dakikaların kalitesinin eşit olmaması. 4 oyuncu her zaman 4-0 öndeyken 70. dakikada oyuna girer. Bunlar kağıt üzerinde sürelerdir, hissettirdiği ise hiçbir şeydir.
- Sessiz kalmak. Birinin neden daha az oynadığını açıklamayan kişi, açıklamayı başkalarına bırakmış olur.
Antrenörler için 5 önemli ipucu
- Kararını sezondan önce ver. Hangi model olursa olsun — yeter ki önceden belirlenmiş olsun.
- Not tut. Kayıt tutulmadığında adalet tesadüfe kalır.
- Süreyi yeteneğe değil, antrenmana bağla. Bu adildir, anlaşılırdır ve sorumluluk bilincini geliştirir.
- Dakikaların kalitesine dikkat et, sadece miktarına değil.
- Önemli maçta da kurala sadık kal. Kuralın ciddiye alınıp alınmayacağı orada belli olur.