Farklı oynamak isteyen, herkesin dilini kullanamaz
Temel fikir basit. Her kavram içinde bir imge taşır. Bu imge, yaptığın her konuşmada, her antrenman açıklamasında ve sahadaki her seslenişte oyuncularının zihnine yerleşir. Oyunu herkesten farklı oynamak istiyorsan, herkesle aynı kelimeleri kullanamazsın.
Önemli olan doğru konumlandırmaktır: Burada bir kulübün resmi kural kitabından değil, bir düşünce okulundan bahsediyoruz. Bu yaklaşım, "recuperación" (geri kazanım) gibi kavramların onlarca yıldır temel bir unsur olduğu, Paco Seirul·lo ve Yapılandırılmış Antrenman etrafındaki Katalan antrenman metodolojisi ile yakından bağlantılıdır. Kulübünün bu kelimeleri benimseyip benimsememesi bir karardır, zorunluluk değil. Ancak bu karar, sonuçları olan bir karardır.
Savunmak yerine geri kazanmak
Temel değişim buradadır. Geleneksel düşüncede iki dünya vardır: Top bizdeyken hücum, rakipteyken savunma. Savunmak o zaman şu anlama gelir: kendi kalesini korumak, beklemek, tepki vermek, bozmak.
Yeni bakış açısı bunu tersine çevirir. Top bize aittir. Rakipteyse, sadece geçici olarak gitmiştir. Biz savunmuyoruz, bize ait olanı geri alıyoruz.
Fark duyulduğundan daha büyüktür:
- Savunmak pasiftir. Rakip beklenir, tepki verilir. Arkasındaki tutum: Umarım bir şey olmaz.
- Geri kazanmak aktiftir. Top kovalanır, inisiyatif ele alınır. Tutum: Onu geri istiyoruz, hem de hemen.
Aynı mantık geri kazanmanın yerini de belirler: Topun kaybedildiği yer. Kendi savunma düzeninde kırk metre geride değil. Bu taktiksel olarak akıllıcadır çünkü mesafeler kısadır ve rakip o anda düzensizdir. Bu anı sistemli bir şekilde nasıl çalıştıracağını Gegenpressing makalesinde bulabilirsin.
Ve bu durum motivasyonu değiştirir. Topu kaybeden oyuncu, hayal kırıklığıyla arkasından koşmak yerine onu hemen geri alabilir.
Hücum yerine topa sahip olma evresi
Diğer tarafa da yeni bir isim verilir. "Hücum" kulağa saldırı, bireysel eylem, öndeki forvetler gibi gelir. "Topa sahip olma evresi" ise başka bir şey söyler: Bütün takım topa sahiptir ve bütün takım onunla ne olacağını şekillendirir.
Bu kavram, oyundaki ayrımı ortadan kaldırır. Artık forvet ve defans yoktur, iki durumda olan tek bir takım vardır: Topa sahip olan ve olmayan. Herkes oynar, her zaman. Çocuk futbolunda pozisyon oyunu fikrinin arkasında da tam olarak bu yatar.
Savaş yerine rekabet
„Meydan muharebesi", „mücadele", „savaş", „düşman" – savaş metaforları futbola köklü bir şekilde yerleşmiştir. Bunun bir bedeli vardır.
- Savaş dili düşman imgeleri yaratır. Rakip bir ölçüt olmak yerine bir tehdide dönüşür.
- Savaş dili korku yaratır. Korku ise doğru kararlar vermek için en kötü durumdur.
- Savaş dili hırs ve kabalık yaratır. Hatalar öğrenme anları olmak yerine yenilgilere dönüşür.
Alternatif: Oyun bir rekabettir. Rakip bir rakiptir, düşman değil. O olmasaydı oyun da olmazdı. O, gelişmemizi sağlayan ölçüttür.
Altyapı futbolunda bu değişim özellikle değerlidir. "Savaşa" gönderilen çocuklar, oynamaya gönderilen çocuklardan farklı oynarlar: Özgür olmak yerine gergin, cesur olmak yerine korkak.
Çeviri tablosu
Yeni dil genel hatlarıyla böyle görünür. Sol tarafta söyleyeceğin, sağ tarafta ise bunun yerine bırakacağın ifade yer alır.
- Topa sahip olma evresi (Hücum yerine)
- Geri kazanma evresi (Savunma yerine)
- Topu geri kazanma (Top çalma yerine)
- Yaratmak (Bozmak yerine)
- Optimize etmek (Geliştirmek yerine)
- Rakip (Düşman yerine)
- Mücadele, oyun (Meydan muharebesi, savaş, kavga yerine)
- Daha iyi olmak (Aşağılamak veya küçümsemek yerine)
- Keyif almak, öğrenmek, yarışmak (Sadece kazanmak yerine)
- Kararlılık (Bencil rekabetçilik yerine)
- Empati (Bencillik yerine)
İki değişim yakından bakmayı hak ediyor.
Geliştirmek yerine optimize etmek. "Geliştirmek" bir eksiklik ima eder: Yeterince iyi değilsin. "Optimize etmek" ise potansiyel ima eder: İçinde daha fazlası var ve biz bunu çıkarıyoruz. Genç bir oyuncunun öz imajı için bu gerçek bir farktır.
Çalmak yerine geri kazanmak. İnsan kendine ait olan bir şeyi çalmaz. Bu kelime oyunu gibi gelebilir ama bir tutumdur: Top bizim çalışma aracımızdır, rakibin ganimeti değil.
Yeni dili nasıl uygulamaya koyarsın
Dil bir duyuruyla değişmez. İşe yarayan 4 adım:
Kendinden başla
Sahadaki seslenişlerin, antrenman açıklamaların, devre arası konuşman. Başlangıçta kendine 2 kavram belirle, örneğin "savunmak" yerine "geri kazanmak" ve "düşman" yerine "rakip". Gerisi kendiliğinden gelir.
Nedenini açıkla
Oyuncular mantığını anladıklarında kavramları benimserler. Tek bir cümle yeterlidir: "Top bize ait. Kaybolduğunda onu geri alırız."
Antrenmanların adını kararlılıkla değiştir
Defans antrenmanı, geri kazanma oyununa dönüşür. "Hücum defansa karşı" çalışması, "Topa sahip olma geri kazanmaya karşı" olur. Antrenman aynı kalır, düşünce değişir.
Baskı kurmadan takipçisi ol
Eski kavramlar ağzından kaçacaktır, senin de kaçacak. Önemli değil. Dil bir süreçtir. Birkaç hafta sonra takımın farklı konuşur ve farklı konuşan, farklı oynar.
Kelime seçiminin sınırı nerede başlar
Yeni bir kelime dağarcığı antrenmanın yerini tutmaz. "Geri kazanmak" deyip antrenmanda savunma hattı kaydırmaya devam eden kişi sadece etiketi değiştirmiştir. Kavramlar ancak antrenman tasarımı da aynı dili konuştuğunda etkisini gösterir.
Aynı derecede önemli: Dil, kelime dağarcığından daha fazlasıdır. Ne zaman ve ne şekilde konuştuğun, sıklıkla hangi kelimeyi seçtiğinden daha belirleyicidir. Bu konuda 2 ayrı makale bulunmaktadır: Sahada antrenör dili ve neden çok fazla talimat vermenin bağımlı oyuncular yarattığı.
Sonuç
- Dil bir ayrıntı değil, metodolojidir. Her kavram oyuncularının zihnine bir resim taşır.
- Savunmak yerine geri kazanmak: Pasiflik inisiyatife, top kaybından sonraki hayal kırıklığı bir göreve dönüşür.
- Savaş yerine rekabet: Özellikle altyapıda, korku yerini oyun keyfine bırakır.
- Kelime dağarcığı ancak uygun antrenman tasarımıyla birlikte etkili olur. Aksi takdirde sadece bir etiket olarak kalır.